Türk Hukukunda Bedeni Vergiler

Günümüzde çağdaş devlet düzenine tabi olan ülkelerin birçoğunda vergiler nakden (parayla) tahsil edilmekteyse de bu uygulama çok eski tarihlere dayanmamakta, Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede yakın zamana kadar nakdi vergilerin yanında ayni ve bedeni vergilendirme faaliyetine rastlanmaktadır. Genel itibarıyla 20. yüzyılın ilk yarısına kadar sıklıkla uygulaması görülen bedeni vergiler, bugün de eski tarihli kanunlarda kısmen yer bulmaktadır.

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya çapında yaşanan anayasal gelişmelere bağlı olarak kurumsallaşan kişi hürriyeti, zorla çalıştırma yasağı vb. insan hak ve özgürlüklerine ilişkin temel ilkeler, vatandaşların devletler tarafından bedeni çalışma zorunluluğuna tabi tutulmalarının sınırlarını hayli daraltmış ve bu kapsamda bedeni vergi uygulaması da büyük ölçüde son bulmuştur. Ancak devletlerin halen önceden belirli kurallar çerçevesinde ve birtakım şartlara bağlı kalarak vatandaşları bedenen çalıştırabilmesine imkân sağlayan kanun hükümleri yürürlükte olup, bunlar da yukarıda bahsi geçen temel hak ve özgürlüklerin istisnasını oluşturmaktadır.

Bedeni çalışma zorunluluğu öngören her uygulama, “vergi” niteliğini haiz değildir. Devletlerin legal düzeyde yetki sahibi olduğu bu uygulamaların çoğunun temelinde milli güvenlik, toplum sağlığı vb. amaçlar yatmakta, bir kısmında ise mali amaçlar ön plana çıkmaktadır.

Türk hukuk literatüründe, bedeni çalışma zorunluluğu öngören vergileri tarihsel süreç kapsamında inceleyen, benzeri yükümlülüklerden farklılığını öne çıkaran unsurlara dair tespitler içeren ve bu tür vergilerin anayasal çerçevesini somutlaştıran kapsamlı çalışmalar mevcut değildir. Bu yöndeki akademik çalışmaların genel itibarıyla Cumhuriyet döneminde uygulama alanı bulmuş tek bir vergi türüne (yol ya da varlık vergisi gibi) özgülenip meselenin sosyal, siyasal ve ekonomik boyutlarıyla tarihsel açıdan ele alındığı, kapsamlı bir hukuki irdeleme yapılmadığı görülmektedir.

Bu kısa çalışmamız kapsamında, tarihsel ve güncel kaynaklardan faydalanılarak, modern vergi sistemine özgü ilkeler ile bedeni çalışma zorunluluğu öngören vergilere ilişkin hukuki unsurlar tespit edilmeye çalışılmış, bu unsurların oluşturduğu ölçütler esas alınarak Türk hukukunda yer bulan bedeni vergiler belirlenmiş, ardından da bu tür vergilerin anayasal zemindeki konumu ve gereği tartışılmıştır.

Birinci bölümde, öncelikle “vergi” kavramı ile tahsil biçimlerine göre vergi türleri incelenmiş, ardından bedeni vergilerin kendine özgü unsurları belirlenip hem diğer vergi türlerinden hem de bedeni çalışma zorunluluğu öngörmesine rağmen “vergi” olarak nitelendirilemeyecek uygulamalardan farkı ortaya konulmuştur.

İkinci bölümde, bedeni vergilerin anayasal çerçevesi üzerinde durulmuş, öncelikle anayasa ve anayasacılık kavramları açıklığa kavuşturularak hem dünyada hem de Türkiye’de yaşanan anayasal gelişmeler kronolojik incelemeye tabi tutulmuş ve anayasal gelişmeler sonucu kurumsallaşan insan hak ve özgürlüklerinin devletlerin vergilendirme faaliyetine etkisi evrensel ve ulusal açıdan değerlendirilmiştir.

Üçüncü bölümde ise bu eserin ana konusunu teşkil eden “Türk hukukunda bedeni çalışma zorunluluğu öngören vergiler”, bilinen Türk devletler tarihi kapsamında ilk çağlardan günümüze kadar kronolojik sırayla incelenmiştir. Bu inceleme yapılırken ilgili devletler bünyesinde var olan hukuk düzeni ve genel vergi sistemi ile yaşanan siyasal gelişmeler de ele alınarak bedeni vergilendirme faaliyetine ilişkin sebep-sonuç ilişkisi ortaya konulmuştur.

Bugüne dek boş bırakılmış bir alana ilk noktayı koyan bu çalışmanın maliye, hukuk ve tarih bilimleriyle iştigal edenlerin birikimlerine katkı sunmasını ve konunun daha ayrıntılı olarak incelenip tartışılmasına öncü olmasını diliyorum.

İnceleme için: Türk Hukukunda Bedeni Vergiler (adaletyayinevi.com.tr)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.