Kılıç ve Kalem

20. yüzyılın başında maruz kaldığı emperyalist işgale karşı direnişini zaferle noktalayan aziz milletimiz, dünya üzerinde çok az millete nasip olan bir devlet ve hukuk bilincine sahiptir. Hem ilk başlarda bölgesel düzeyde hem de daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin idaresi altında ülke çapında süregelen mücadelemiz, çok zor şartlara rağmen mümkün olduğunca devlet kültürüne bağlı, kayda alınarak ve hukuka dayanılarak yürütülmüştür.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 tarihinde sadece savaşı değil, külliyen memleketi idare etmek üzere toplanmıştı. Bu yüzden bir yandan işgale direniyor, öte yandan iç isyanları bastırıyor, bir yandan vergi koyup maaş bağlıyor, öte yandan da ihracat ve ithalat işlemlerini düzenliyordu. Öyle ki Gazi Meclis, Yunan ordusunun Anadolu içlerine ilerleyip neredeyse Ankara’ya ulaşmak üzere olduğu günlerde bile savaş haricindeki görevlerini aksatmadan yerine getirdi.

Milli mücadele döneminin savaşların gölgesinde kaldığı için pek dile getirilemeyen bu yönünü, yani can pazarının ortasında bile devlet kültüründen taviz verilmeksizin işletilen hukuki süreci incelediğimizde görüyoruz ki büyük zaferimizin temelinde salt kaba kuvvet değil, asırlar boyunca işlenerek gelişmiş müthiş bir devlet bilinci yatmaktadır.

Elinizdeki kitapta, önce hukuk tarihimizde kısa ama özlü bir seyir yapacak, ardından da Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışından Cumhuriyetin ilanına kadar vücuda getirilmiş muhtelif hukuki tasarruflardan oluşan bir seçkiyi kronolojik sırayla ve sebep-sonuç ilişkisi içinde izleyerek bin yıldır bin türlü saldırıya rağmen aynı coğrafyada gerçek bir devlet olarak ayakta kalabilmenin sırrına şahit olacaksınız.

İnceleme için: Kılıç ve Kalem – Ahmet Aslan | kitapyurdu.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.